14 Kasım 2009 Cumartesi

Hey Gidi Günler !!!



...Ve birgün "Hey gidi günler" diyeceksiniz.

"Meğer tatlı günler o günlermiş" diyeceksiniz. Belki bende öyle diyeceğim. Ama belki yerin altında belki de yerin üstünde bende öyle diyeceğim.

Hey gidi günler!

Tam yaşanılacak günlermiş. Hiç durmadan, gecelerinde koşulacak günler, hiç durmadan soluk soluğa küheylanlar gibi gündüzlerinde koşulacak günler...

Utana utana, hicap ede ede, terleye terleye, "Ne olur Allah aşkına coşun" denen günler...

"Burs verin, yurt yapın, okul açın, açın" deyip terin tabandan çıktığı günler...

Ben de diyeceğim sizde diyeceksiniz!

Bugün belki hicranlı günler, belki hasretli günler. Ama bir gün gelecek özlenen günler olacak.

Hey gidi günlerdi o günler. Çünkü o günlerde sürekli olarak tırmanıyorlar, başka hiç bir şeye gönül kaptırmadan, başka hiç bir şeye dilbeste olmadan, turnikeye önce girmenin hakkını araştırmadan yürüyor, yürüyorlardı...

Hey gidi günler diyorlardı o çile günlerine, o ızdırap günlerine... Çünkü o günlerin içinde Allah'ın hoşnutluğundan başka mülahaza yoktur.

Çünkü o günlerde büyüklük yoktu!

Çünkü o günlerde herkes küçüktü. Çünkü o günlerde herkes neferdi.

Çünkü o günlerde ağabeylik yoktu.

Çünkü o günlerde herkes turnikeye evvel girmiş olmanın hesabını yapmıyordu.

Çünkü o günlerde "İnsanlar arasında insanlardan bir insan ol" vardı.

Sende hey gidi günler diyeceksin.

Kafanda hiç o türlü duygular ve düşünceler yoktu.

Dinleseler de dinlemeseler de alınmıyordun.

Bir Cumartesi-Pazar, burası Simav senin, orası Gediz benim, şurası Demirci senin ve Pazartesi derslere yetiştirme de yine senin...

Ama alınmıyordun, gönül koymuyordun. Dinleyen yok diye üzülmüyor, tesir etmiyor diye müteessir olmuyordun.

Hey gidi günler... Ne kadar arkada kaldınız, bizden ne kadar uzaklaştınız.

Biz ne kadar büyüdük, siz ne kadar küçük kaldınız!

Ah hizmet günleri... Ah içine başka mülahazaların girmediği günler.

Ah küçüklük, sen ne kadar iyiydin. Arkadaştık seninle.

Hey gidi günler, hey gidi günler...

Uhuvvet, sevgi, yürekten alaka, birbirleriyle fertler sarmaş dolaş olurken, dışarıdan gelenlerin 'Aman Allahım, bu ne kardeşlik, bu ne uhuvvet' dediği hey gidi küçük günler.

O kadar büyüdük ki, eğilip de sizi tanımıyoruz ve göremiyoruz.

Biz büyüdük, Everest tepesi olduk.

Ah küçük günler! Sizler de Lut gölü gibi zeminden ikiyüz metre aşağıda kaldınız.

Ah yıkılası saltanat!

Ah yıkılıası makam sevgisi.

Ah yıkılıası şirk ifade eden 'Yaptın, ettim, çattım, kurdum, verdim, ettim, eyledim...'

Haşa!

Böyle düşünüyorken nerelere düştük. Düşünüyorken düşlere takılıp kaldık.

Hey gidi günler...

3 yorum:

  1. leynn biz çocuk muyuz?? ne o ööle yorum yazmamız için yol falan gösteriyon,, bu yorumu yazıya değil şahsına yapıyorum...

    YanıtlaSil
  2. bak bi de yorumumuzun yayınlanması için blog sahibinin onayı gerekiyormuş,, hep iyi mi konuşacaz la... eleştirilere açık ol!!!

    YanıtlaSil
  3. Sevgili eczacım.. Öncelikle hoşgeldin.. Sevindirdin bizi.. :)

    Bazı arkadaşlar "ben yorum yapmak istiyorum ama nerden yazacağımı bilmiyorum" demişti.. Hatta sen de bi ara buna benzer bişey demiştin sanki.. :p (hatırlayamadım bak şimdi) İşte o arkadaşlara yardımcı olmak amacıyla koydum o resmi.. Estağfurullah çocukluğunuzdan falan değil yanii.. :)

    Yazıların yaınlanması için onay şartı koydum çünkü biliyosun nette iti var kopuğu var, hırlısı var hırsızı var, bir sürü dengesiz var.. Onlara engel olmak için yaptım bunu.. Ben senin/sizin her türlü yorumunuzu yayınlarım.. Onun için içinden geldiği gibi yazabilirsin.. :))

    YanıtlaSil

Hoşgeldin,

Yorum yazmak için; gmail hesabın varsa kendi hesabında oturum açman yeterli. Sistem seni otomatik olarak tanıyacaktır. Eğer gmail hesabın yoksa Adı/URL sekmesini seçmelisin. Ad kısmına adını/nickini yaz, URL kısmı boş kalsın. Mesajını yazıp KELİME DOĞRULAMA yı girdikten sonra (ki kelime doğrulamayı her iki durumda da soracaktır) mesajın yayınlanacaktır.

İlgilendiğin için Teşekkür Ederim.. :)